28 Aralık 2009 Pazartesi

yapmak şart değil






Size de olur mu hani bazen mağaza mağaza dolaşırsın ama hiçbir şey almak istemezsin; denemek istemezsin; sadece bakmak istersin. Malum gündem yeni yıl olunca illa evimizde de bir güzellik yapacağız, orayı burayı süsleyeceğiz diye de bir şart yok yani. Üstelik o süslemelerden sonra evi ertesi gün temizleme işi vardır ki kafan davul gibiyken ayrı bir sorundur. Ağaçtaki süsleri çıkarmaya çalış, ağacı çıkar, ağaçtan dökülen yeşil yeşil şeyleri topla, süsleri ayrı bir poşete koy, ağacı paketle, paketi koyacak yer ara... Oofff şimdiden yoruldum . Ama blog mevzubahis olunca iş değişiyor insan bir havaya giriyor. O nedenle kendimizi şartlandırmayalım, evimizi süslemiyorsak, canımız istemiyorsa ben de bir anormallik mi var diye düşünmeyelim ama bu güzelliklere bakmaktan da kendimizi alıkoymayalım. Değil mi ama?

27 Aralık 2009 Pazar

Yeni yıl şarkısı: Kendime yeni bir ben lazım

Bu sene iyi geçmedi söylemem lazım
Kader beni seçmedi ama görmemem lazım
Belki birden bire yeniden başlamam gerek
Eskiden taptığımı bugün taşlamam gerek


Yeni bir aşk yeni bir iş
Yine gülecek bir neden lazım
Yeni bir haber yeni bir kader
Bunlar için bana şans lazım

Yeni bir duruş yeni dokunuş
Tek tek keşfetmem lazım
Yeni bir hayat gerisi bayat
Kendime yeni bir ben lazım

Günler güzel geçmedi unutmam lazım
Asıp yüzümü kalmışım azcık kırtmam lazım
Hep içime atmışım anlatmam gerek
Hepsini bir kazana atıp toptan kaynatmam gerek

Sertap Erener

23 Aralık 2009 Çarşamba

evde yokuz












Kapı önlerimiz de pek bir süslü artık: renkli paspaslarla, kapı süsleriyle pek bir davetkar durumdalar. Kendi oturduğum apartmanda da bakıyorum herkes bir şekilde kapısının önünü, üzerini süslüyor, püslüyor. E ben de geri kalmıyorum. Bir süredir hoşuma giden kapı önlerini fotolamaya başladım ancak şuanda istediğim kıvamda değiller. İçime sinince kendiminki de dahil yayınlayacağım. Şimdilik bu renkli kapılarla renklenelim. Ama bunlar da gerçekten çok şugar canım.

21 Aralık 2009 Pazartesi

çalışırken olmazsa olmazlarınız

var mıdır? Benim vardır; özellikle bazı dönemlerde-öğrencilerin ödevleri, yoklamaları, cevap verilmesi gereken yazılar...- çalışma masamda acayip bir kağıt yığını oluşmaya başlıyor. Biriken kağıt yığınlarını düzenlemede bana çok yardımcı olan ve elimin hemen altında bulunan "kağıt tutucular" benim vazgeçilmezimdir. Pembe balığı Paşabahçe'den almıştım; yeşil yarım elmayı kendime zorla hediye ettirmiştim; sağdaki üzeri üzüm salkımı şeklinde boyanmış doğal taş ise asortik-krep.blogspot.com/ bana hediyesi (bizzat kendisinin el emeği) ve çok severek kullanıyorum.


Bu küçük çan da kendi okulumdan.


Bu blog hayatımda olduğundan beri kafama koyduklarımı daha bir hızla yapar oldum. Bir de yeni "merak" konuları edinmeye başladım. İkisi de benim için sevindirici. Kendi çektiğim fotoları bloga koyduğumdan beri zaten hiç beğenmiyordum ve gitgide daha bir beğenmemeye başladım. Ve bu dürtüyle geçen söylediğim şu fotoğrafçılık kursuna http://www.efsad.org.tr yazıldım bile ve haftaya başlıyorum. Dört hafta sürecek olan seminerin konularına baktım da fotoğraf makinaları, fotoğrafın dünyası, ışık ve kompozisyon, görüntü düzenleme...baya güzel. Demem o ki 2010'a ve bloguma daha güzel fotolarla "merhaba" diyeceğim. Yaşasın!

15 Aralık 2009 Salı

fikir fikirden üstündür


14 Aralık 2009 Pazartesi

"Hayatımın en güzel yılı": 2010

olsun istiyorum kendisine duyrulur. Gelmesine az bir zaman kaldı, kendisine çeki düzen versin; beni bu yıl önceliğine alsın diye önden listeyi gönderiyorum. Heeyy 2010 sana söylüyorum:

1. Fotoğrafçılık kursuna gidesim var; araştırıyorum.

2. Bol bol iyot kokusu alasım var; sık sık
kaçmak istiyorum.



3. Guzel yemekler yapmayı öğrenesim var; denemek lazım biliyorum.

4. Leyleği havada göresim var; gezmek istiyorum.



5. Antakya’yı göresim var; planlıyorum.

6. Anneciğimi göresim var ; özlüyorum.

7. Oyun Atölyesi'nde “Testosteron”u izleyesim var; merak ediyorum.



8. Barcelona’ya gidesim var; görmek istiyorum.

9. Konserlerin hepsine gidesim var; kankalara duyuruyorum.

10. İki-üç kilo veresim var;
zorlanmam sanıyorum.


daha da var…

01 Aralık 2009 Salı

Her telden fikir

Basit uygulamalarla ve de çok fazla para harcamadan üretilen çözümlere bayılıyorum. Çok zor değil bunun için sadece iki şeye ihtiyacınız var: zaman ve biraz araştırma. Ben araştırma kısmını sizin için yaptım ve size fikir verebileceğini düşündüğüm uygulamaları belirledim. Artık zaman ayırmak da size kalmış. Fotoğraflara dikkatle bakarsanız ortak özellikleri uygulamaların oldukça basit ve ekonomik olması. Özellikle iki tanesine bayıldım. Şimdi tek tek aşağıdaki uygulamalarla ilgili düşüncelerimi belirteyim: Bayıldıklarımdan ilk fotoğraf bu çocuk odası. İki çocuğu olan ve de evinde fazla odaya sahip olamayanlar için işte harika bir çözüm. Bu tür bir uygulama çocuklar için de eğlenceli. Hatta çocukların isteğine göre duvarı oturdukları yere göre iki farklı renkle boyayabiliriz. Dolabın, sandalyelerin ve masa ayaklarının beyaz olması maviyi iyice ortaya çıkarmış; bence süper görünüyor. Basit bir dolap, basit bir masa ve iki sandalye. Masrafsız, şirin bir uygulama.
Aşağıdaki fotoğrafta hoşuma giden detay ise koltuğun patchwork (kırkyama) şeklinde kaplanması. Patchwork olayını ben çok seviyorum. Patchworkle ilgili sizlere daha fazla detay bilgi verebilmek için "herşeyi bilen Google amcaya" nedir dedim bu patchwork işi. Şöyle dedi: "Kumaşların türü ve kalınlıklarının aynı olmasına dikkat edin, kullanılacak yere ve modele göre en fazla üç renge karar verin. Seçtiğiniz ana renge göre değişik tonlarda kumaşları tercih edin. Modele göre seçtiğiniz renklerin hakim olduğu çiçeklileri ve çizgilileri de kompozisyonunuza katın. Patchwork çalışmalarında ufak desenli olan kumaşların güzel sonuç verdiğini unutmayın. "
İkinci bayıldığım olay aşağıdaki kuş evi. Ben bu uygulamayı bir dekorasyon dergisinde daha önce görmüştüm. Çok istediğim halde bir türlü önceliklerim arasına alamadım ama vazgeçmiş değilim.

Bu da örgüye düşkün becerikli hanımların mutfaklarının bir bölümünde eserlerini sergilediği harika bir görsel şölen. Gerçekten hem çok sevimli hem de çok yaratıcı bir düşünce. Bu güzel şeyler neden çekmecelerde gizli kalsın ki!

İşte yine basit, zahmetsiz ve de oldukça ekonomik nefis bir öneri. Özellikle bekarlar ve öğrenciler için harika bir başucu dolabı. Hernedense bu tür öneriler hep bekarlar ve öğrenciler için uygunmuş gibi düşünülür ama evliler için de düşünülebilir. Ancak evde böyle bir şeyi gören büyüklerimize karşı dikkatli olmak gerekir; çünkü onlar görür görmez "Vah vah çocukların parası kalmamış, doğru dürüst dolap bile alamamışlar" diye üzülmeye başladıklarında, vereceğiniz hiçbir cevaptan da bir türlü tatmin olmazlar !!!